İçeriğe geç

güney

Akdeniz Ateşi: 7 Yanardağ, 7 Hikâye

Akdeniz sakin görünür. Ama altında her zaman ateş vardır — medeniyetler kuran, yıkan, kelimelere ve mitlere kaynaklık eden bir ateş.

Güney Cüceloğlu

Güney Cüceloğlu

23 Şubat 20267 dk okuma

Akdeniz Ateşi: 7 Yanardağ, 7 Hikâye

Akdeniz denince aklımıza mavi, sakinlik, yavaş öğle yemekleri gelir. Ama bu denizin altında — kelimenin tam anlamıyla — ateş vardır. Afrika levhası Avrasya levhasının altına dalıyor; bu yavaş çarpışma, binlerce yıldır Akdeniz'in kıyılarını ve adalarını şekillendiren volkanları besliyor. Bu volkanlar yalnızca jeolojik olaylar değil. Medeniyetler kurmuş, şehirler yutmuş, kelimelere ve mitlere kaynaklık etmiş güçler. İşte Akdeniz'in yedi ateşi — her biri bir hikâye.

1. Etna — Yaşayan Dağ

Sicilya, İtalya · 3.403 m · Sürekli aktif

Etna, Avrupa'nın en yüksek ve en aktif volkanıdır. Sicilya'nın doğu kıyısında, Catania ile Messina arasında yükselir ve neredeyse sürekli faaliyet halindedir — 2001'de tek bir yılda on altı ayrı püskürme kaydedildi. Aralık 2025'te de aktifti.

Ama Etna'yı özel kılan yalnızca büyüklüğü ya da sıklığı değil, onunla birlikte yaşanmasıdır. Yamaçlarında üzüm bağları, portakal bahçeleri, fıstık tarlaları var. Etna'nın külleri toprağı inanılmaz verimli kılıyor — yıkımın doğurduğu bolluk. Kışın zirvesinde kayak yapılır, yazın kraterlere yürüyüş düzenlenir. Catania havalimanı yılda birkaç kez kül bulutu yüzünden kapanır; sonra hayat devam eder.

Antik Yunanlılar Etna'nın altına bir dev gizledi: Zeus'un yendiği canavar Typhon, bu dağın altında hapistir ve öfkesi dağı sallar. Demirci tanrı Hephaistos'un — Roma'daki adıyla Vulcanus'un — ikinci demirhanesi de burada, Etna'nın ateşinde kurulmuştur. Bugün Etna UNESCO Dünya Mirası listesinde. Ama Catania halkı için o bir liste maddesi değil, bir komşu. Bazen öfkeli, çoğunlukla cömert, her zaman orada.

Vezüv Yanardağı, Napoli, İtalya

2. Vezüv — Hafızanın Volkanı

Napoli, İtalya · 1.281 m · Son püskürme: 1944

Vezüv, dünyanın en ünlü volkanıdır — ama ünü bilimden değil, yıkımdan gelir. MS 79'daki patlaması Pompeii ve Herculaneum şehirlerini küllerin altına gömdü. Piroklastik akıntılar binlerce kişiyi saniyeler içinde öldürdü. Genç Plinius olayı mektuplarında anlattı — bu mektuplar volkanolojinin ilk yazılı kaynağı sayılır. "Plinian patlama" terimi buradan gelir.

Ama Vezüv'ü gerçekten ürkütücü kılan şey geçmişi değil, bugünüdür. Napoli Körfezi'nde, üç milyondan fazla insanın yaşadığı bir bölgenin tam ortasında durur. Avrupa kıtasındaki tek aktif volkan budur — adalardaki değil, anakaradaki. 1944'teki son patlamadan bu yana sessiz, ama bilim insanları bunun bir son değil bir ara olduğunu biliyor. Vezüv, gezegendeki en yoğun izlenen volkanlardan biri; Napoli'deki gözlemevinde duvarlar ekranlarla kaplı, Roma'ya doğrudan bağlanan kırmızı bir telefon günde iki kez test ediliyor.

Hans Christian Andersen 1834'te bir patlamaya tanık olduğunda, lavı "devasa, düşmüş yıldızlar" olarak tasvir etti. Pompeii'de donan ekmek fırınları, graffitiler, sevgililer ve kaçmaya çalışan köpekler — Vezüv insanlığa felaketin bir zaman kapsülü olabileceğini öğretti. Hafıza, küllerin altında korunur.

Stromboli Yanardağı, Sicilya, İtalya

3. Stromboli — Akdeniz'in Feneri

Eol Adaları, İtalya · ~924 m · Yaklaşık 2.000 yıldır kesintisiz aktif

Eol Adaları'nın en kuzeyinde, Sicilya'nın kuzeydoğu kıyısından yaklaşık elli kilometre açıkta, denizin ortasından bir piramit gibi yükselir. Stromboli, dünyanın en istikrarlı volkanlarından biridir — en az iki bin yıldır, dakikalar veya saatler aralıklarla küçük patlamalar yapıyor. Romalılar ona "Akdeniz'in Feneri" dediler: geceleri parlayan lav fıskiyeleri denizden görülebiliyordu.

Adada bin kişiden az insan yaşar. Volkanın batı yamacında, Sciara del Fuoco — "Ateş Seli" — denilen devasa bir yarık, on üç bin yıllık patlamaların ve çökmelerin izini taşır. Gece yürüyüşleriyle kratere yaklaşan turistler, birkaç dakikada bir tekrarlanan patlamaları seyretmeye gelir — doğanın en düzenli havai fişek gösterisi.

Stromboli'nin patlamaları genellikle ılımlıdır: kor parçaları, kül ve lav bombaları. Bu stil o kadar karakteristiktir ki volkanolojide "Strombolian patlama" terimi buradan gelir — tıpkı Vulcano'nun kendi adını verdiği gibi. Akdeniz'de iki ada, patlama biçimlerine adını vermiştir. Bu denizin ateşle ilişkisi bir metafor değil, bilimsel terminolojinin temelidir.

Vulcano Yanardağı, İtalya

4. Vulcano — Bütün Ateşlerin Adı

Eol Adaları, İtalya · 500 m · Son püskürme: 1888–1890

İngilizce "volcano," Fransızca "volcan," Almanca "Vulkan," Türkçe "volkan" — Avrupa dillerinin neredeyse tamamında yanardağ anlamına gelen kelime, bu küçük adadan gelir. Romalılar buranın ateş tanrısı Vulcanus'un demirhanesi olduğuna inanıyordu; tanrının bacası, dağın krateridir. Ada, tanrının adını aldı; sonra bütün yanardağlar adanın adını aldı.

Ama Vulcano'nun hikâyesi etimolojiden daha eskidir. Antik Yunanlılar adaya Therasía veya Thérmessa — "ısı kaynağı" — diyordu ve burayı Hephaistos'un demirhanelerinden biri olarak görüyordu. Fumaroller — yerden yükselen sıcak gazlar — ada boyunca devam eder; limana yaklaştığınızda kükürt kokusunu alırsınız. Ada 1888–1890 arasında son büyük patlamasını yaşadı; volkanolog Giuseppe Mercalli bu patlamayı ayrıntılarıyla belgeledi ve "düzensiz aralıklarla top sesi gibi patlamalar" olarak tanımladı. "Vulcanian patlama" terimi bu gözlemlerden doğdu.

Bugün Vulcano'da dört yüz elli kişi yaşıyor. Bahar aylarında ada yasemin ve portakal çiçeği kokuyor. Kratere yürüyüş bir saatte tamamlanır; zirveden bütün Eol Adaları görünür. Bir ada düşünün: bütün yanardağlara adını vermiş ama kendisi en sakin olanı.

Santorini Adası, Yunanistan

5. Santorini — Yıkımdan Cennet

Ege Denizi, Yunanistan · Son büyük patlama: ~MÖ 1600 · Nea Kameni: 1950

Santorini'nin beyaz evleri ve mavi kubbeleri dünyanın en çok fotoğraflanan manzaralarından biridir. Ama bu manzara bir felaketin ürünüdür. Adanın yarım ay şekli — o dramatik kaldera — yaklaşık 3.600 yıl önce gerçekleşen devasa bir patlamanın yadigârıdır.

Minos Patlaması, insanlık tarihinin en şiddetli volkanik olaylarından biriydi — Volkanik Patlama Endeksi'nde 7 olarak sınıflandırılır. Ege Denizi'ndeki Thera adasını — bugünkü Santorini'yi — harap etti, Akrotiri'deki gelişmiş Minos yerleşimini sıcak kül ve sünger taşı altına gömdü. Kül ve ponza taşı Mısır'a ve İsrail'e kadar ulaştı. Tsunamiler Girit'in kuzey kıyılarını vurdu. Bazı araştırmacılar bu felaketin Platon'un Atlantis efsanesine ilham vermiş olabileceğini ileri sürüyor — batırılmış ve sulara gömülmüş bir ileri medeniyet. Kesin kanıt yok, ama Akrotiri'nin sofistike duvar resimleri ve gelişmiş altyapısı bu bağlantıyı cazip kılıyor.

Santorini bugün uyuyor, ama uyanık. Kalderanın ortasındaki Nea Kameni adası 1950'de en son patlama üretti. 2024 yazından itibaren sismik aktivite yeniden yoğunlaştı; Ocak 2025'te ada yakınlarında önemli deprem sürüleri kaydedildi. Bilim insanları magmanın sekiz kilometreden daha derinde kaldığını ve kısa vadede patlama riski olmadığını belirtiyor — ama izleme kesintisiz sürüyor.

Santorini'yi terk ederken arkaya bakın: mavi suda beyaz uçurumlar, batık bir dağın kenarları. Cennet gibi görünen her şey bir zamanlar cehennemdi.

6. Campi Flegrei — Nefes Alan Süpervolkan

Napoli, İtalya · Kaldera: ~13 km çap · Son patlama: 1538

Vezüv, Napoli'nin doğusunda yükselir ve herkes onu bilir. Ama batıda, çoğu insanın adını bile bilmediği çok daha büyük bir tehdit vardır: Campi Flegrei — İtalyanca "Ateş Toprakları," Yunanca Phlegra — "yanan yer."

Campi Flegrei bir volkan değil, bir süpervolkandır. Sekiz mil genişliğinde bir kaldera — ve yarım milyondan fazla insan bu kalderanın içinde yaşıyor. Yaklaşık kırk bin yıl önce gerçekleşen Kampanya İgnimbit patlaması, Akdeniz tarihinin en şiddetli volkanik olayı olarak kabul edilir — Volkanik Patlama Endeksi 7, muhtemelen küresel iklimi etkileyen bir felâket. Son patlama 1538'de Monte Nuovo'yu oluşturdu; o zamandan beri volkan sessiz ama asla hareketsiz değil.

Antik çağda Romalılar ve Yunanlılar burayı yeraltı dünyasının girişi olarak gördü. Bugün Campi Flegrei bradisisma — "yavaş deprem" — denilen bir olguyla yaşıyor: zemin yükseliyor ve alçalıyor, nefes alıp veriyor gibi. Pozzuoli'nin eski limanında tekneler artık karada duruyor — çünkü deniz çekilmedi, zemin yükseldi. 2025 yılı itibarıyla zemin yükselişi bir buçuk metreyi aştı; yılda yaklaşık otuz santimetre yükseliyor. Haziran 2025'te 4,6 büyüklüğünde bir deprem duvarları çatlattı, aileleri evlerinden çıkardı. Gözlemevi direktörü, bunların "yüzyıllardır görülmemiş" şiddetlerin en güçlüsü olduğunu söylüyor.

Bilim insanları kısa vadede patlama beklemiyor — ama modeller mevcut yükselme hızıyla magma kaynağının yirmi-otuz yıl içinde 1538 patlamasını besleyecek boyuta ulaşabileceğini gösteriyor. Pozzuoli'nin gerçek sakinleri volkanla uyum içinde yaşıyor, diyor bir yerel: "Bazen korkarız, ama asla dehşete kapılmayız." Bu cümle, Akdeniz'in ateşle ilişkisini özetliyor: birlikte yaşamak, ama asla unutmamak.

7. Nisiros — Akdeniz'in Gizli Krateri

Onikiadalar, Yunanistan · 698 m · Son püskürme: 1881–1887

Kos'un hemen güneyinde, turistlerin bronzlaştığı sahillerden bir feribot mesafesinde, Akdeniz'in en az bilinen aktif volkanlarından biri sessizce nefes alıyor. Nisiros, Ege volkanik yayının en doğu ucudur — aynı yay Santorini'yi ve Milos'u da barındırır.

Adanın ortasında 3,6 kilometre çapında bir kaldera var. Kalderanın tabanına inerseniz — ki yürüyüş yolu mevcut — Stefanos kraterine ulaşırsınız: sarı kükürt birikimleri, kaynayan çamur havuzları ve sisler arasından yükselen fumaroller. Sıcaklık yüz dereceyi aşıyor. Zemin sıcak; ayaklarınızın altında yer kabuğu incecik. Bir doğa harikası, evet — ama bir yürüyüşten fazlası.

Nisiros'un volkanik kayaları yüz altmış bin yıl öncesine uzanır. Adanın kendisi lavdan oluşmuştur — yerleşim yerleri volkanik kaya üzerine inşa edilmiştir; Palaiokastro kalesi ve bazı kilise çan kuleleri bu bazalt taşlardan yapılmıştır. Aktif bir magma odası yalnızca üç-dört kilometre derinde bekliyor.

Nisiros'u listeye son sıraya koydum çünkü o, Akdeniz'in ateşinin bir özeti gibi. Kalabalık değil, ünlü değil, büyük değil — ama altında aynı güç var. Tıpkı Akdeniz'in kendisi gibi: yüzeyde sakin, altta her zaman bir hareket.

Yedi Ateş, Tek Deniz

Akdeniz'in volkanları bir tesadüf değil, bir yapının parçası. Afrika ve Avrasya levhalarının karşılaşması bu denizi hem yaratmış hem tehdit etmiştir. Etna'nın külleri toprağı besler, Vezüv'ün külleri hafızayı korur, Santorini'nin kalderası cennetin aslında bir yara olduğunu hatırlatır. Vulcano bütün ateşlere adını vermiş, Stromboli iki bin yıldır yolu aydınlatmış, Campi Flegrei hâlâ nefes alıyor ve Nisiros sessizce bekliyor.

Bu denizde yaşamak, ateşle yaşamaktır. Akdeniz insanı bunu her zaman bilmiştir — bazen korkar, ama asla terk etmez. Çünkü aynı ateş, toprağı verimli kılan, şarabı besleyen, sıcak suları yüzeye çıkaran ateştir. Yıkım ve bolluk aynı kaynaktan gelir. Bu belki de Akdeniz yaşamının en derin dersidir: güzellik, her zaman bir riskin üzerinde kurulmuştur.

Bu Yazıdaki Markalar